Musa Kızılöz - Mersin (Editör)
detaylı bilgi
İsa Kızılöz - (Yönetmen-Directeur)- Hollanda
detaylı bilgi
Nalan Akdeniz - Kayseri (Yrd.Yönetmen)
detaylı bilgi
Nargül Kutur - Almanya (Yrd.Yönetmen)
detaylı bilgi
Gülsen Akçay - Ankara (Ankara Sorumlusu)
detaylı bilgi
Yücel Meral - İstanbul (Teknik Sorumlu)
detaylı bilgi
Derya Kızılgöz - Zonguldak
detaylı bilgi
Devran Yıldız - Manavgat
detaylı bilgi
Harun Yiğit - Antalya
detaylı bilgi
Hülya Bakır - Hollanda
detaylı bilgi
Muzaffer Eskin - Denizli
detaylı bilgi
Neriman Kızılöz-Mersin
detaylı bilgi
Öztürk Tatar - İstanbul
detaylı bilgi
Şükrü Akdeniz - Kayseri
detaylı bilgi
Tülin Uysal - Alanya
detaylı bilgi
Ünal Yiğit - İstanbul
detaylı bilgi
Yüksel Şengün - İsviçre
detaylı bilgi
Ortak Yayın
detaylı bilgi
Liste
detaylı bilgi





Ünal Yiğit - İstanbul

 

                        Yiğidin Türküsü

 

YİĞİDİN TÜRKÜSÜ
 
Yiğidin türküsüdür bu
Bacımın al yazmasıdır
Namlusuna sürerde gelir çatal yüreğini 
Tetikleniverir sulardan kıyılarına
Bazen esmer, sarı, kumral, ap ak yüzlerinde
ve gözçukurlarında yarinin
Boncuk mavisi, gök mavisi
Yaprak yeşili, zehir yeşili
Üzüm karası, zindan karası, kara
Gece gibi yapışır soluğuna,
Hasreti en bereketli aşıdır
Aralıksız kaynar ocağında
Bahar, pamuksu ve sevimli, yalar yüzünü
Göğsüne çiçekler takar mayıs
Sorar da sorar rahmetini
Anasının canevinden
İlk cemrede doğan bebek
 
Yiğidin tüküsüdür bu
Kar üstünde izi başkadır
Bir ayağı özleme diğeri kavuşmalara basar
Umut beşiğidir divan üstünde
Adem'den nesline sevda getirir

Yiğidin türküsüdür bu
Akşam üstleri dillenir
Ilgıt ılgıt düşer yoluna uzakların
Irgatlar yorgunudur
Gündüz artıkları terini kuruturda gelir
 
Yiğidin türküsüdür bu
Çatlamış ellerinden güneş sızıyor
Gel de gör gülüm
Yorulmaz o,
İnadına gülümseyen  çocuk

Yarasını sorma gülüm
Acınası dalları kırılır da düşüverir kendi gölgesine,

Yiğidin türküsüdür bu
Artık öyle sen başına yaşamak ta ne der,
Dalıp gideceksin nerde bir aşık tele vuranda
Yüreğin aşina olacak
Sırtına vurulan sancılara 

Yiğidin tüküsüdür bu
Sandığına  dem oturur
Çehizine vuslat işler
Çobandır dağ başında
Kaval öterken kaval olmaktır
Yahut kuzu
Çimeni kuzu gibi sevmek

Yiğitlik türküsüdür
Bu seher  vaktinde
Al gülüm ,
Mezarı koynuna
Umudu, üstüne başına
Baharı bir eline,
Kışı bir  eline ,
Al ve sar sarabildiğince
Öyle iki el bir yürek değildir onu yaşamak
Koşacaksın dört nala,
Güleceksin bağlarında
Ağlayacaksın dağlarında

Haydi güneş doğuyor bak
Aç kollarını nefesini ciğerini

Söyle tüküsünü yiğidin

Anadolum güneşim
Merhaba gül benizlim
Anadolum güneşim
Merhaba yiğit sevgilim
Her gün başka güzelsin
Her gün başka güzeliz seninle...
 
10.12.2009   Ünal YİĞİT